Grup Derslerinden Tam Verim Almak

Filipinler'de dil eğitiminin en bilinen özelliği birebir ders yoğunluğu ve bu haklı bir ün. Ama tam olarak bu ün yüzünden, aynı programın içindeki grup dersleri çoğu öğrencinin zihninde "arada geçen saatler" konumuna düşüyor. Kursun ortasında sıkça duyulan cümle şu: "Birebir dersler harika, grup derslerinde pek bir şey olmuyor."
O cümlenin altında neredeyse her zaman aynı gerçek yatıyor: grup dersinde bir şey olmuyor değil — o öğrenci grup dersinde bir şey yapmıyor. Bu iki durum çok farklı ve aradaki fark tamamen sizin elinizde.
Grup dersi, birebirin öğretemediğini öğretir
Birebir ders bir laboratuvardır: hata anında düzeltilir, tempo size göre ayarlanır, öğretmen sizin seviyenizde konuşur. Bu, dilin yapısını kurmak için eşsiz bir ortam — ve nasıl en verimli kullanılacağını birebir derslerden tam verim yazımızda anlatmıştık.
Ama gerçek hayatta İngilizceyi laboratuvarda kullanmıyorsunuz. Gerçek hayatta:
- Karşınızdaki kişi sizin seviyenize göre konuşmaz.
- Söz sırası size verilmez; siz alırsınız.
- Bir konuşmada üç kişi vardır ve ikisi aynı anda konuşur.
- Anlamadığınız bir cümle geçtiğinde herkes durup sizi beklemez.
Grup dersi tam olarak bu dört durumun kontrollü provasıdır. Birebirde asla karşılaşmayacağınız bir beceriyi geliştirir: konuşmaya girme becerisi. Bir toplantıda fikrini söyleyemeyen, bir tartışmada araya giremeyen bir kişinin sorunu genelde dil bilgisi değil, bu beceridir. Ve bu beceri sadece birden fazla kişinin olduğu bir odada çalışılabilir.
Konuşma sürenizi kendiniz yaratın
Grup dersinde en sık şikâyet edilen şey konuşma süresinin azlığı. Bu gerçek bir kısıt: grup büyüklüğü okula, programa ve seviyeye göre değişir, dolayısıyla kayıt öncesinde ortalama grup büyüklüğünü sormakta fayda var. Ama süre kısıtı, verim kısıtıyla aynı şey değil. Az konuşan öğrencinin çoğu, konuşma fırsatı olmadığı için değil, fırsatı beklediği için az konuşuyor.
İşe yarayan birkaç somut alışkanlık:
İlk otuz saniyede bir kez konuşun. Derse ilk cümlenizi geç kurarsanız, kalan kırk dakika boyunca dinleyici rolüne yerleşirsiniz. Ne söylediğinizin önemi yok — bir soru bile olur. Amaç rolü baştan belirlemek.
Bir cümle hazır bulundurun. "Katılıyorum ama bir noktada farklı düşünüyorum", "Buna bir örnek verebilirim", "Bunu tam anlamadım, açar mısın?" Bu üç kalıp, konuşmaya girmek için gereken kapıyı açar ve düşünmeden söyleyebileceğiniz kadar otomatik hale gelmeli.
Başkasının cümlesine bağlanın. Sıfırdan bir fikir üretmek zordur; söylenen bir şeye eklemek kolaydır. "Onun dediğine ek olarak..." kalıbı, hem konuşma sıranızı alır hem dinlediğinizi gösterir.
Not defterinizi konuşmak için kullanın. Derste duyduğunuz ama kullanamadığınız bir ifadeyi not alın ve aynı ders içinde bir kez kullanmayı hedefleyin. Pasif olarak duyulan bir yapı ile bir kez ağızdan çıkmış bir yapı arasında hafızada devasa fark var.
Sessiz kaldığınız dersi kaydedin — kafanızda. Ders sonunda kaç kez konuştuğunuzu tahmin edin. Bu basit sayım, iki hafta içinde davranışı kendiliğinden değiştiriyor.
Farklı aksanları duymak bir avantaj, sorun değil
Grup dersinde sınıf arkadaşlarınız büyük ihtimalle farklı ülkelerden olacak ve her birinin İngilizcesi kendi ana dilinin izini taşıyacak. Yeni gelen öğrenciler bunu bazen olumsuz algılıyor: "Yanlış İngilizce duyup alışırım."
Pratikte tam tersi oluyor. İş hayatında ya da seyahatte İngilizce konuşacağınız insanların çoğu ana dili İngilizce olmayan kişiler. Farklı aksanları anlama becerisi, sınıfta ücretsiz olarak kazandığınız ve dönüşte doğrudan işinize yarayan bir beceri. Öğretmeniniz zaten sınıftaki hataları düzeltiyor; sizin kazandığınız şey yanlış kalıplar değil, esnek bir kulak.
Filipinli öğretmenlerin bu ortamdaki rolü ve deneyimi merak ediyorsanız Filipinli İngilizce öğretmenleri kimdir yazımıza bakabilirsiniz. Sınıf dışında da aynı çok uluslu ortamın devam ettiğini unutmayın — çok uluslu oda arkadaşı deneyimi bunun yurt tarafını anlatıyor.
Sessiz kalmanın üç nedeni ve çözümü
Grup dersinde susan öğrencilerin nedenleri neredeyse her zaman şu üçünden biri:
"Seviyem sınıfın altında." Muhtemelen değil — ama öyle olsa bile çözüm susmak değil, kısa cümlelerle konuşmak. Üç kelimelik bir katkı, sıfır kelimelik bir katkıdan sonsuz kez daha iyidir. Sınıf seviyeniz gerçekten uyumsuzsa bunu öğretmeninize ya da akademik ofise söyleyin; seviye ayarlaması genelde mümkündür.
"Hata yapmaktan çekiniyorum." Sınıftaki herkes aynı sebeple oradaysa, kimse sizin hatanızı yargılamıyor. Üstelik grup dersinde yapılan bir hata, öğretmenin tüm sınıfa açıkladığı bir düzeltmeye dönüşür — yani sınıfa katkı sağlarsınız.
"Düşünürken sıra geçiyor." Bu en yaygın olanı ve tamamen teknik bir sorun. Çözüm, cümleyi kurup sonra konuşmak yerine konuşmaya başlayıp yolda kurmak. Türkçede yaptığınız da tam olarak bu. Bu geçişin gerçekleştiği an, ilerlemenin en somut göstergelerinden biridir: zihinsel çeviri adımı ortadan kalkar ve söz sırası artık size yetişir.
Kursun üçüncü haftasında bu üç neden yüzünden sessizleşmek çok yaygın — genel bir durgunluk dönemi olarak yaşanan 3-4. hafta platosunun bir parçası olabilir.
SSS
Programımdaki grup ders sayısını azaltıp birebiri artırabilir miyim?
Birçok okul farklı ders dağılımına sahip programlar sunar ve bazıları program değişikliğine izin verir. Koşulları kayıt öncesinde sözleşmede netleştirin. Yine de tamamen birebir bir program seçmeden önce, grup derslerinin kazandırdığı konuşmaya girme becerisini kaybettiğinizi hesaba katın.
Grup dersleri kaç kişilik oluyor?
Okula, programa ve seviyeye göre değişir. Ortalama grup büyüklüğünü ve seviye ayrımının nasıl yapıldığını kayıt öncesinde okulunuzdan ya da danışmanlık şirketinizden sorun.
Sınıfımda benimle aynı ülkeden biri varsa ne yapmalıyım?
Ders içinde sorun değil; asıl risk ders dışında. Aynı dili konuşan biriyle ders arasında ana dile geçmek, gün içindeki İngilizce sürenizi fark etmeden yarıya indirebiliyor.
Grup dersinde konuşmak bende hiç olmuyorsa?
İlk iki hafta bunu hedef olarak koyun: her derste en az üç kez konuşmak. Sayı düşük ve ölçülebilir olduğu için işe yarıyor; içerik kalitesi kendiliğinden geliyor.
Programınızdaki birebir ve grup dengesini kendi hedefinize göre kurmak istiyorsanız CAESA'nın 8 lisanslı okulunu inceleyin ya da bize ulaşın.
