Tüm yazılara dön

Dil Eğitimine Yalnız mı, Arkadaşla mı?

Dil Eğitimine Yalnız mı, Arkadaşla mı?
Photo: Judgefloro / Wikimedia Commons (CC0)

Karar verildikten sonra gelen ilk soru neredeyse her zaman aynı: "Yalnız mı gitsem, yoksa birini ikna edip birlikte mi gitsek?" Soru genelde ailenin de fikri olan bir soru; Türkiye'den ilk kez uzun süreli yurt dışına çıkan biri için "yanında birinin olması" doğal olarak güven verici geliyor.

Bu yazıda ikisinin de dürüst bilançosunu çıkarıyoruz. Baştan söyleyelim: doğru cevap kişiye göre değişiyor ve ikisi de yanlış değil. Ama birlikte gitmenin, kimsenin baştan konuşmadığı ciddi bir maliyeti var — ve o maliyet konuşulmazsa sessizce faturaya yansıyor.

Birlikte gitmenin gerçek avantajları

Bunları küçümsemenin anlamı yok; hepsi gerçek.

İlk hafta çok daha kolay geçer. Havalimanı, kayıt, oda yerleşimi, ilk market alışverişi — bunları paylaşacak biri olması, yeni bir ülkedeki ilk şoku belirgin biçimde azaltır.

Aile daha rahat ikna olur. Özellikle ilk kez uzun süreli yurt dışına çıkanlar için bu, sürecin kendisi kadar önemli bir mesele olabiliyor.

Bazı masraflar bölünür. Çift kişilik oda seçeneği genelde tek kişiliğe göre daha ekonomiktir ve hafta sonu seyahatlerinde ulaşım ve konaklama paylaşılabilir. Oda tipi fiyat farkını kayıt öncesinde okulunuzdan ya da danışmanlık şirketinizden teyit edin.

Motivasyon dalgalanmalarında destek olur. Dördüncü hafta civarında hemen herkesin yaşadığı durgunlukta yanınızda birinin olması işe yarayabilir — o dönemin dinamiklerini 3-4. hafta platosu yazımızda anlattık.

Güvenlik hissi artar. Özellikle akşam saatlerinde kampüs dışına çıkarken, yalnız olmamak birçok kişi için rahatlatıcı.

Görünmeyen maliyet: ana dil süresi

Şimdi madalyonun öteki yüzü — ve bu, tek bir maddede toplanıyor.

Yoğun bir programda günde yaklaşık altı saat derste olursunuz. Uyku dışında kalan sürenin geri kalanı, yani günün yarısından fazlası, ders dışıdır: yemekler, dinlenme araları, akşamlar, hafta sonları. Daldırma deneyiminin ekonomisi tam olarak burada kurulur. Ders saatleri için ödeme yaparsınız, asıl farkı ise ders dışı saatlerinizi nasıl geçirdiğiniz yaratır.

Yanınızda Türkçe konuşan biri varsa bu saatlerin varsayılan dili Türkçe olur. Kimse bunu bilinçli seçmez; sadece daha kolay olduğu için öyle olur. Sonuç, sekiz haftalık bir kursta neredeyse yarım kursun etkisini kaybetmek olabilir.

Bu, birlikte gitmemek için tek başına yeterli bir sebep değil — ama konuşulmadan geçilirse neredeyse kesin biçimde gerçekleşen bir sonuç. Nasıl önlendiğine birazdan geliyoruz.

İkinci bir maliyet daha var: sosyal çemberin kapanması. İki kişi olarak gelenler, sınıf arkadaşlarıyla tanışmak için daha az çaba harcar. Oysa çok uluslu bir sınıf ve yurt ortamı, bu deneyimin en değerli parçalarından biri — çok uluslu oda arkadaşı deneyimi yazımız bunun neye benzediğini anlatıyor.

Yalnız gidenin uyum eğrisi

Yalnız gitmeyi düşünüp tereddüt edenlerin çoğu, aslında tek bir şeyden çekiniyor: ilk günlerin yalnızlığı. Bu korku gerçek ama süresi tahmin edilenden çok daha kısa. Tipik seyir şöyle işliyor:

1. hafta — yoğun ve şaşkın. Yeni bir ülke, yeni bir program, tanımadığınız insanlar. Bu haftada zaten yalnızlık hissedecek boş vaktiniz olmuyor; oryantasyon, seviye testi ve yerleşme günü doldurur. Akşamları kısa bir düşüş hissetmek normal.

2. hafta — çember kurulur. Sınıf arkadaşları, yemekhanede tanışılan birkaç kişi, aynı kattaki komşular. Bu haftanın sonunda çoğu öğrencinin oturmuş bir sosyal çevresi olur. Kritik nokta şu: bu çevre İngilizce konuşan bir çevredir, yani sosyalleşmenin kendisi pratiğe dönüşür.

3-4. hafta — rutinleşme ve durgunluk. Yenilik hissi biter, ilerleme yavaşlamış gibi hissedilir. Bu, yalnız gelmekle ilgili değil; hemen herkesin yaşadığı bir aşama.

5. haftadan sonra — özgüven. Bu noktada çoğu öğrenci yalnız gelmiş olmayı bir dezavantaj olarak görmüyor. Aksine, "kendi başıma hallettim" duygusu kursun beklenmedik bir kazanımı hâline geliyor.

Bu eğriyi kolaylaştırmanın somut yolları da var: kampüse ilk gün ortak alanlarda vakit geçirmek, yemekleri odada değil yemekhanede yemek ve ilk hafta gelen her davete evet demek. Yerel görgü kuralları ve iletişim tarzı konusunda hazırlıklı olmak da yardımcı oluyor; Filipin kültürü ve görgü kuralları yazımız bunun için.

Birlikte gidiyorsanız: baştan konuşulacak beş kural

Birlikte gitmeye karar verdiyseniz, bu beş maddeyi Türkiye'den çıkmadan önce konuşun. Sonradan konuşulduğunda kırıcı oluyor, önceden konuşulduğunda tamamen doğal karşılanıyor.

  1. Farklı sınıflara girmeyi kabul edin. Seviyeleriniz yakın olsa bile, mümkünse aynı sınıfta olmamayı tercih edin. Bunu kayıt sırasında okula not olarak iletebilirsiniz.
  2. Ayrı oda düşünün. Aynı odada kalmak konforlu ama akşamların dilini baştan belirler. Çok uluslu bir oda arkadaşı, ders dışı pratiğin en güçlü kaynağı.
  3. Türkçe için bir zaman dilimi belirleyin. Yasak koymak işe yaramıyor; sınır koymak yarıyor. Örneğin "akşam yemeğinden sonraki bir saat Türkçe, gerisi İngilizce" gibi somut bir kural, hem gerçekçi hem uygulanabilir.
  4. Hafta içi en az iki akşamı ayrı geçirin. Farklı insanlarla, farklı planlarla. Bu, hem sosyal çemberi açık tutar hem ilişkiyi rahatlatır.
  5. Hedeflerinizin farklı olabileceğini kabul edin. Biri sınav hazırlığı yapıyorsa diğeri konuşma odaklıysa, çalışma temposu ve akşam planları doğal olarak ayrışır. Bunu baştan konuşmak, ortada bir kırgınlık yaşanmasını önler.

SSS

Eşimle birlikte gitmeyi planlıyoruz, aynı odada kalabilir miyiz?

Birçok okulda çift kişilik oda seçenekleri bulunuyor, ancak uygulama ve müsaitlik okuldan okula değişir. Kayıt öncesinde oda tiplerini ve koşullarını okulunuzdan ya da danışmanlık şirketinizden teyit edin.

Yalnız giden bir kadın öğrenci için durum farklı mı?

Yalnız gelen kadın öğrenci sayısı hiç az değil. Yine de kampüs güvenliği, ulaşım düzeni ve akşam kuralları konusunda kayıt öncesinde okulunuza net sorular sormanızı öneririz; bölgenin genel yapısı için Clark Freeport Zone güvenlik yazımıza bakabilirsiniz.

Arkadaşımla farklı okullara gitsek olur mu?

Olur ve bazen en iyi çözüm budur: aynı bölgede farklı kampüslerde kalıp hafta sonlarını birlikte geçirmek, hem desteği hem daldırmayı koruyor.

Yalnız gitmek daha mı pahalı?

Tek kişilik oda genelde daha yüksek fiyatlıdır, ama çok kişilik odaları paylaşmak da mümkündür ve bu seçenekte oda arkadaşınız zaten başka bir ülkeden olur. Oda tipi fiyat farkları için Clark'ta aylık yaşam masrafları ve okulunuzun güncel fiyat listesine bakın.

Kendi durumunuza uygun oda ve program düzenini konuşmak isterseniz CAESA'nın 8 lisanslı okulunu inceleyin ya da bize ulaşın.

8 Okulu Keşfedin →